14 Ekim 2010 Perşembe

Dede

Dede; iki harfin tekrarıyla oluşan, iki heceli kısacık bir kelime. Belki de, çabuk öğrenip çok kullanabilmemiz için böyle belirledi dedelerimiz bu kelimeyi. Doğduğumuz andan itibaren bizi anne ve babamız kadar seven, bizim için her şeyin en iyisini isteyen ve en ufak derdimizin bile onlar için büyük dert olduğu büyük insanlar.

Dedelerimiz, doğduğumuz andan itibaren en iyi dostlarımızdır aslında. Her bakımdan inanılmaz bir güçtür bizim için. Bir kere, onların hayatlarında yepyeni bir umut, yepyeni bir mutluluk kaynağıyızdır biz.

Bizi inanılmaz derecede, karşılıksız severler. Biz daha neyin ne olduğunu bilmezken onlar bizim için her şeyin en iyisini planlarlar. Büyürken kafamıza takılan kimi soruları anne-babamıza soramayıp kendimize en yakın gördüğümüz dedemize sorar, en büyük gözüken sorunlarımızı onlara çözdürürüz. Dedeler aslında mükemmel bir sistemin canlı, kanlı, dipdiri bir örneğidir. Hayatın her türlü tecrübesini en zorlu koşullarda yaşamış olan bu muhteşem insanlar, her konuda tecrübelerini incelikle gösterirler. Düşünün; "Biz de bu yollardan geçtik." diyen anne-babamıza "Biz de senin geçtiğin bu yollardan geçtik." diyebilecek yüce bir makama sahip insanlar.

Kimi zaman "kuşak çatışması" takma adıyla dedelerimizle ebeveynlerimizin de tartıştığı olur. Ama çoğu zaman görürüz ki, dedelerin tecrübeleri haklı çıkar. Aynı yollardan yıllar önce geçen dedeler, nokta atışlarıyla doğru yolu gösterirler. Kimi zaman masal gibi gelse de, kimi zaman uydurma olduğunu anlasak da, binlerce kez hikayelerini dinleyip de her seferinde aynı duyguları yaşadığımız nadide insanlardır dedeler.

Anne-babanın nerde, ne zaman öğreteceğine karar veremediği kimi şeyleri nazikçe öğretip kişiliğin temeline katkıda bulunan kişidir dedeler. Yeni bir umudun vermiş olduğu gençlik enerjisiyle ve sonsuz sevgisiyle bizi el üstünde tutan, huzuru bulduğumuz kucağın sahibi değerli kişiliklerdir. Ufacık bir üzüntümüzü bile içlerine akıttıkları gözyaşlarıyla, gülümseyerek ve var gücüyle def eden dağ gibi insanlardır dedeler.

Kimselerin engelleyemediği yaramazlıklarımızı ustaca buluşlarıyla bitirip, bize kendini, dizinin dibinde ağzı açık bir şekilde dinletebilen başarılı insandır dedemiz. Her sorunun cevabını bilen, bu cevapları da her zaman aynı tatlı dille söyleyebilen sevgi dolu dostumuzdur dedemiz.

Çekip gitmek istediğimiz zamanlarda sığınacağımız en güvenli limanımız, başımızı göğsüne yaslayıp, gözyaşlarımızı dökerek anne-babamızın anlayamadığı hislerimizi paylaştığımız sırdaşımızdır dedemiz.

Bitmeyen isteklerimizi bitmeyen enerjileriyle karşılarlar. Bir damla gözyaşımız onlar için büyük bir üzüntüdür. Bizi bizden daha çok düşünüp her önemli adımımızda yol gösterirler. Öyle önemliyizdir ki; bazen anne-babamızla bizim için tartışmaktan kaçınmazlar. Söylediğim gibi müthiş bir sistemin örneği olduklarından her dede inatçıdır. Çünkü onların fikirleri o kadar sağlam temellidir ki, dünya yıkılsa fikirlerinin temelleri yıkılmaz. O fikirler koskoca bir ömrün sonuçlarıdır.

Hayata başlarken farkında olmasak da her hareketimizi takip ettiklerini, sürekli akıllarında olduklarımızı zamanla anlarız. Onlar için biz müthiş bir enerji kaynağıyızdır. Onların en önemli amaçları bizim mutlu olmamız, doğru yerlerde olmamız, faydalı olmamızdır.

Hayattalarken onlardan öğrendiklerimin bir kısmı da bunlardı. Birbirimiz için ifade ettiklerimizin bunlar olduğunun farkına vardım.

Benim hayatımda çok büyük ve farklı bir yeri vardı dedelerimin. Bahsettiklerim hep yaşadıklarımın özetidir aslında. Anlatmakla bitmez bahsedebileceklerim. Türlü türlü dertlerim varken onların o sıcak bakışları, yumuşak elleri ve güven dolu sesleri en büyük destekmiş. Onca sıkıntıya rağmen bana her zaman içten gülümsemeyi öğreten kişiler onlarmış aslında. Şimdi hala sesleri kulaklarımda çınlıyor, gözleri üzerimde ikisinin de. İnanamıyorum yaşamadıklarına. Bir yerlerde karşılaşacağım sanki. Sesleniyorlar bazen, fikirlerini söylüyorlar, dinliyorum onları. Bana öğrettikleriyle yaşıyorum. Biliyorum ki, duaları beni koruyor hala.

Gözlerim dolup taşıyor, anılar gözümde canlanıyor, öyle uykuya dalıyorum. Rüyamda onlarla görüşüyorum. Uyandığımda ise hayal kırıklığı... Çok ama çok özlüyorum...